Seyda Fadlullah Hazretleri ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki İnsanlar Üzerindeki Etkisi

Gelişen ve değişen şu fani dünyada insanlığın dünya hayatını inşa ederken Ahreti de mamur kılması gerekiyor. Bunun için Resulü Ekrem (s.a.v) dünyaya veda ederken mihraba geçiripte arkasında namaza durduğu imam ve eline sancağı verip de kumandan tayin ettiği genç serdarların şahsında temsil edilenler ayrı bir önem taşıyor.

            Seyda Fadlullah hazretleri insanlara Allah rızası için iyiliği emir ederek ve kötülükten sakındırarak tasavvuf yolunda ilerlemelerine çalışırdı. Bitlis ili Güroymak (Nurşin) ilçesinde yaşayan Seyda Fadlullah hazretleri İslam coğrafyası dâhilinde yaşayan tüm insanlara Allah’ü Teâlâ’nın emir ve yasaklarını anlatmaktan bir an bile geri kalmazdı. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan insanların belini büken cehalet, örf ve adetlerin yaşandığı, töre cinayetlerinden, hakların sürekli çiğnendiği durumlar, kan davaları, kuvvetlinin zayıfı ezdiği gibi hallerde İslami kanaat önderlerinin büyüklerinden olan emin insan Seyda Fadlullah hazretleri göze çarpar, halk bu gibi içinden çıkamadığı durumlarda Seyda hazretlerine müracaat eder ve sorunlarına çözüm bulurdu.

 Gelişen ve değişen şu fani dünyada insanlığın dünya hayatını inşa ederken Ahreti de mamur kılması gerekiyor. Bunun için Resulü Ekrem (s.a.v) dünyaya veda ederken mihraba geçiripte arkasında namaza durduğu imam ve eline sancağı verip de kumandan tayin ettiği genç serdarların şahsında temsil edilenler ayrı bir önem taşıyor.

            Seyda Fadlullah hazretleri insanlara Allah rızası için iyiliği emir ederek ve kötülükten sakındırarak tasavvuf yolunda ilerlemelerine çalışırdı. Bitlis ili Güroymak (Nurşin) ilçesinde yaşayan Seyda Fadlullah hazretleri İslam coğrafyası dâhilinde yaşayan tüm insanlara Allah’ü Teâlâ’nın emir ve yasaklarını anlatmaktan bir an bile geri kalmazdı. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan insanların belini büken cehalet, örf ve adetlerin yaşandığı, töre cinayetlerinden, hakların sürekli çiğnendiği durumlar, kan davaları, kuvvetlinin zayıfı ezdiği gibi hallerde İslami kanaat önderlerinin büyüklerinden olan emin insan Seyda Fadlullah hazretleri göze çarpar, halk bu gibi içinden çıkamadığı durumlarda Seyda hazretlerine müracaat eder ve sorunlarına çözüm bulurdu.

Seyda Fadlullah hazretlerindeki bu güzel ahlak yapıcılık dedesi olan büyük insan Seyda’yı Tagi ve Hazret olarak bilinen Şeyh Muhammed Diyaüddin hazretlerininde vasıflarındandı. Seyda ailesi olarakta tanınan bu insanlar tüm insanlara şefkatli eşit ve adil davranırlardı. Bunun için halk tarafından sevilen sayılan Seyda Fadlullah hazretlerine her durumda danışılır bilgi ve tecrübesinden faydalanırlardı. İnsanlar aralarında meydana gelen anlaşmazlıkları mahkemeye taşımadan önce Seyda Fadlullah hazretlerini kendilerine hakem tayin eder verilen karara saygı duyar kesinlikle itiraz etmezlerdi. Seyda Hazretlerinde Allah’ü Teâlâ’nın bahşetmiş olduğu üstün ikna etme kabiliyeti vardı. İnsanlar üzerinde bu ikna kabiliyetini kullanır halkın ıslahı barışıp huzur bulmaları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmazdı. Gaye sadece Allah’ü Teâlâ’nın rızasını kazanmak olunca her türlü zorluk ve olumsuzluklar dahi bu kutsal davadan bir an olsun geri bırakmıyordu. Seyda Fadlullah hazretleri aynı zamanda kalp hastasıydı nefes darlığı vardı kendi sağlık ve sıhhatini hiçe sayardı. Ömrünü insanların hidayet bulmalarına vakf etmişti. Seyda hazretleri maddi imkânlarının yetersiz olduğu durumlarda bile borç para almak suretiyle insanlara yardım eder kimsesizleri korur gözetir, şefkatle muamele ederdi.

            Seyda Fadlullah hazretlerinin vefatından bir yıl önce Nurşin’e bağlı Orma köyünde bir kavga olmuş, bu kavga ne yazık ki üç insanın vefatıyla sonuçlanmıştı. Kan davasına dönen bu olayı barıştırmak için birçok kimse aracı olmuş ancak bir netice sağlanamamıştı. Seyda Fadlullah hazretleri, yanında Molla Hamit ve Molla Mustafa ile beraber çok ciddi sağlık sorunları olmasına rağmen önce İzmir’e sonra Manisa’ya gidip taraflar ile görüşüp yaptığı nasihatler ile bu insanları barıştırmıştır. Bu barıştırmalar törenle olur Muş, Bitlis ve diğer çevre illerin ileri gelen insanlarını davet ederek yemek verilir hiçbir masraftan kaçınmaz ve beş yüz kişilik bir topluluğa yemek verir, tüm masrafları kendi karşılardı.

            Ülkemizde meydana gelen terör olayları için çok üzülür akan kanın durması için tavsiyelerde bulunur ırkçılık milliyetçilik kötü bir şeydir diyerek bu gibi şeylerden insanları nehy ederdi. Hatta bazı arkadaşların bu kötü hastalığa yakalandığını ırkçılık ve milliyetçilik bulaştığı için tasavvufta ilerleme kaydedemediklerini, bütün Müslümanların birbiriyle kaynaşması durumunda zorlukların aşılacağını bu sıkıntıların biteceğini söylerdi.

Resulullah (s.a.v) efendimiz bir hadisi kutside sevilen bir kulun diğer varlıklara nasıl sevdirildiğini şöyle anlatır. “Allah’ü Teâlâ bir kulu sevdiği vakit Cibril’i çağırır ve şöyle buyurur. “Ben falan kulumu seviyorum onu sende sev. Onu Cibril’de sever, daha sonra Cibril sema halkına meleklere şöyle seslenir: Gerçekten Allah (cc) falan kulunu seviyor, onu sizde sevin; artık onu sema ehlide sever. Bundan sonra Allah (c.c) yeryüzündeki kullarına da sevdirir.” Müslim.157

Bu İlahi emre mazhar olmuş Seyda Fadlullah hazretlerini de halk gerçekten çok severdi. Çevre illere gittiğinde yöre halkı onun huzuruna gelmek, sohbetinde bulunmak için can atardı. Çevrede bulunan diğer âlimler Seyda Fadlullah hazretlerinin huzuruna geldiklerinde hepsi birer talebe edasıyla edep gösterir diz üstü otururlardı.

Diyarbakır ili Hazro ilçesinde üzüm bağları vardır. Burada Seyda Fadlullah hazretlerinin halifelerinden Seyda Molla Ömer’inde  bir bağı mevcuttur. Bu üzümlerden pestil ve sucuk yaparlar ve Seyda hazretlerini ziyarete gittiklerinde hediye olarak götürürlerdi.1994 yılında Seyda hazretlerini ziyarete gittiklerinde Seyda (k.s) tebessümle pestil getirmediniz mi? diyerek takılır. Seyda Molla Muhammed Selim’de “Seydam Hazro’da bağlara domuz giriyor necis olduğu için bizde çapa ve budama yapmıyoruz.” der. Seyda hazretleri Molla Muhammed Selim’e Resulullah Efendimizin bir hadisi şerifini hatırlatarak yarın kıyametin kopacağını bilseniz dahi ağaç dikin emrine uyun bağlarınızı çapalayın ve budayın emrini verir ve dua eder. Seyda Molla Muhammed Selim bağları çapalar ve budar. Komşu bağlara domuz girdiği halde Seyda hazretlerinin himmeti ile Seyda Molla Ömer’in bağına artık domuz girmez.

Engin sinesi ile herkesi semtine davet eden ve insanları sevgi ve muhabbetle kucaklayıp sinesine saran Seyda Fadlullah hazretlerinin ibret ve mesaj dolu sohbetlerinden etkilenmemek mümkün değildir. Bir sohbetlerinde “İnsanları yanımıza davet ederken sadece bağlımız olmaları için davet etmeyin. Onların bizim soframızda yemek yemeleri, sohbetimizi dinlemeleri dahi son nefeste imanlarını kurtarmaları için bir vesile olacaktır.” buyurmuştur. Seyda hazretleri aynı zamanda feraset sahibi büyük bir âlim ve mürşidi kâmildir. Seyda Molla Muhammed Selim anlatıyor.          “Ben 1993 yılında Seyda hazretlerine talebe oldum, intisap ettiğim yıl Seyda hazretleri bana evliyanın kerameti çocukların elindeki ceviz gibidir. Çocuklar bu cevizlerle nasıl oynarlarsa evliya için keramette öyledir. Fakat biz müptedilerin kalplerini ısındırmak için bazı şeyler gösteririz.” buyurmuştur.

 Seyda Muhammed Selim şöyle anlatır; Nurşin’e bağlı bir köyde imamlık yaparken bir cenazeye gittim orada Kuran-ı Kerim okuduk. cenaze sahibi bize para vermek istedi ben almak istemedim, ısrar etti ben yine almak istemeyince, “eğer sen bu parayı almasan hayrı ölüye gitmez.” dedi. Kadı Beydavi’den bir hadis nakletti bende hadis olunca durdum, fakat kalbim mutmain olmadı. Bunu Seyda hazretlerine sormak için Nurşin’e geldim. Sabah Seyda hazretleri medreseye geldi hal ve hatır sorduktan sonra benden bir Kuran-ı Kerim istedi ve okumaya başladı. Ben bu arada Nurşin’e geliş sebebimi ve soracağım soruyu unutmuştum. Tam o sırada bana dönerek “Molla Selim Kadı Beydavi’den nakledilen hadisler zayıftır, insanları Kuran-ı Kerim okumaya ısındırmak için söylenmiştir.” dedi bu arada ben sorumu hatırlamıştım ancak ben soruyu sormadan cevabını almıştım.

Yine bir gün kutlu beldeye Seyda hazretlerini ziyaret etmek için yola çıkmıştık. Muhabbet beldesinin yolunda ilerlerken Bitlis deresinin orada bulunan bir çeşme başında kahvaltı için mola verdik. Yazın herkes bu çeşmelerin başında üzüm ve karpuz yerdi orada ceviz ağaçları da vardı. Ağaçların başında bir ceket asılı olduğunu gördüm. Herhalde bizden önce biriburada durdu ve ceketini unuttu dedim, ceketialdım, belki cebinde telefon vardır arar sahibine veririm diyerek ceketin cebine baktım. Cebinde bir mektup vardı mektupta Seyda Molla Muhyettin’in mektubundan bahsediyordu. Mektupta ayrıntı yoktu ancak Fatiha suresinde veleddallin mi? velezzallin mi? okunacak diyerek anlaşmazlığa düşmüşler. Yanımızda Seyda Molla Abdülhamit ve Seyda Molla Muhammed Bakır’da vardı. Biz Seyda Molla Muhyeddin hazretlerini en iyi tanıyan Seyda Fadlullah hazretleridir mektubun ayrıntısını Seyda’ya sorarız dedik. Nurşin’e gittiğimizde Seyda hazretleri Çardağın altında oturuyordu, hal ve hatırını sorduktan sonra Seyda hazretleri mektupta yazılı olan tartışmayı gündeme getirdi. Konunun nezaketini bilen ve zekâsıyla konuya yaklaşan Seyda Fadlullah hazretleri meseleyi şöyle açıklıyordu. Bediüzzaman’a Fatiha suresinde veleddallin mi velezzallin mi okunacak diye sormuşlar oda siz Nurşin’e gidin orada Seyda namıyla bilinen Şeyh Abdurrahman ‘ı Tagi’nin dergâhı vardır onlar nasıl okuyorsa sizde öyle okuyun diyerek açıklık getirmişti. Bu arada ben Molla Abdulhamid ile birbirimize bakıyor ve tebessüm ediyorduk daha biz sormadan Seyda hazretleri cevabı vermişti. Seyda hazretleri kalplere vakıf ruh dünyasında kopan fırtınaları görürcesine konuşuyordu.

Seyda Fadlullah hazretleri çok merhametliydi huzurunda edepsizlik yapan insanlara dahi öfkelenmez onları incitmez ve devamlı hayır dualar ederdi. Bir gün eski divanda mübarek huzurlarında bulunuyorduk kalabalık bir gündü misafirler vardı. Bir grup cahil insan geldi divanın yan tarafında gürültü çıkartıyorlar, misafirleri rahatsız ediyorlardı. Seyda hazretleri kendilerine böyle yapmayın dediğinde Seyda’ya karşı sert konuştular. Seyda hiç karşılık vermedi ve bu durum benim ağırıma gitti. Seyda’ya karşı edep dışı olur düşüncesiyle sesimi çıkarmadım ancak içimden Seyda şunlara beddua etse diye geçirdim. Seyda hazretleri bana Seyda Molla Muhyettin hazretlerinin bir halifesi vardı birisine beddua etmişti o kişinin gözü kör oldu. Seyda Molla Muhyettin hazretleri o halifesine beddua ettiği için çok kızmıştı diyerek bu düşüncemden vazgeçirdi.

            Seyda Molla Ömer hazretleri üstadı Seyda Fadlullah hazretleri ile ilgili olarak Seyda hazretleri gibi bir insan gelmemiştir. Peygamberlik vasfını çıkar her vasıf Seyda hazretlerinde var. Seyda hazretleri çok büyüktür vefatından sonra tasarrufu halen devam ediyor görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz buyurmuştur.

            Diğer âlimler Seyda hazretlerine karşı çok edepli davranır hürmet gösterirlerdi, özellikle Seyda’yı Tagi ye bağlı olan halifeler böyleydi. Seyda hazretleride Hakkâri’de Şeyh Taha (k.s) hazretlerinin evlatlarına, Bitliste Gavs-ı Hizan ks. evlatlarına karşı çok hürmetliydi çok edepliydi. Hac görevinde beraber bulunduk çok coşkuluydu, sanki hastalığından şifa bulmuş gibiydi öğle yemeğine dahi gitmez hurma ve zemzemle idare eder devamlı ibadet ederdi.

            Seyda Fadlullah hazretlerinin bir insan olarak toplum içindeki misyonunu anlatan, onu yaşayıp ortaya koydukları ile birlikte nazara veren onun örnek hayatını anlatırken çağlar ötesine gidip, Âlemlerin Efendisinin dünyasını yaşanılan asırla bütünleştiriyoruz. Seyda hazretleri gibi şahsiyetlerin hal tavır beyan ve yaşantılarıyla bir tarih şuuru verebilen şahsiyetlere tabi olalım.

 

 

                                                                                                                                                                                                               

 

           

 

© 2017 Nurşin.com"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları nurşin.com 'a aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "