Seyda Hatırat

Seydayı tanıdıktan sonra insan kendinde ne kadar çok yanlış olduğunu farkına vararak, yanlışlarını düzeltme çabası içine giriyor. Seydayı tanıyarak namazlarımı daha düzgün bir şekilde kılmayı ve nafile ibadetlerime de gereken önemi vermeyi öğrendim. Kuran okumada, ahlaki davranışlarımda, insanlarla ilişkimde her daim seydanın önderliğini hissetim ve bunları uygulamada daha temkinli ve ihtiyatlı davranmayı öğrendim. Resulullah’ı ve sadatı tanımada ve sevmede ayrıca seydanın faydası çoktur. Bir de insan dünyalık ve ahretlik her işinde daha sabırlı ve gayretli oluyor. İnsanın gönlü genişledikçe adeta zaman da genişliyor. Tasavvufta olmayan genç yaşlı kime baksam insanlarda bir şeylere karşı sabırsızlık olduğunu fark ediyorum. Seyda bizleri biz fark etmeden hayata bakış açımızı değiştirerek bizlerin daha güzel ahlaklı birer insan olmamızı sağladı.

Seydamı ilk tanıdığımda çoğu insanın duyduğu korku ve şüpheler içindeydim. Acaba bir kamili mürşit olmasa namazımı kılsam, orucumu tutsam, Kur-anı’ımı okusam yetmez miydi?

Bir kâmil-i mürşit olunca Allah ile kul arasında başka biri olur mu? Yoksa bu yolda verilen vazifelerimi yapmazsam günaha girer miyim ve bunun gibi birçok soru… şimdi çoğu insanda kendimi görüyorum. insanın nefsinin hakikatlere karşı set çekişini, gerçekleri görmek istemeyişini ya da göremeyişini…

    İnsan nefsini tanısa ve onun kendisine ne kadar büyük bir düşman olduğunun farkına varsa ilerleme kaydedecek. İnsan tasavvufa girerek kendini tanıyarak Rabbine yaklaşmanın yollarını öğreniyor. Ne kadar aciz bir varlık olduğunun farkına varıyor. Ebedi bir saadet için dünyasından vazgeçmeye çabalıyor. Cemaatin güzelliğini fark ederek adeta sahabeleşme yolunda gayret gösteriyor. Tabi bunların hepsi de Seydamın önderliğinde gerçekleşiyor.

İnsanlar vücutlarında bir ağrı hissetseler hemen doktora gidip bunun tedavisi için uğraşıyorlar, ancak nefsin ortaya çıkardığı manevi rahatsızlıkları için bir gönül tabibine başvurmuyorlar. Oysa ki bu tür rahatsızlıkların tedavisi sonsuz hayat için çok daha büyük bir önem arz etmekte.

    İnsanın nefsi hayır işlerinde hep engel arıyor. Çocuklarım küçük, eşim izin vermiyor… insan isterse her işi başarır Allah’ın izni ile. Ben 4. çocuğumu sohbetlerin içinde büyüttüm. Bir gün dahi olsun sohbetlerden geri kalmadım. Seyda (k.s.) bir gün küçük oğlumu (3 aylıkken) kucağına alıp bunu iyi beslemişler demişti.

Tasavvufa girdiğimde eşim ve ailesi tasavvuf ile ilgisi olmayan, İslamiyetin tasavvuftan başka bir şey olduğunu zanneden insanlardı. Ama kayınvalidem, kayınpederim, görümcelerimin hepsi de tasavvuf yolunda birer mürit oldu. Eşim beni her yönde destekleyen bir insan oldu. Rabbim ona da tatdırsın bu güzellikleri. İnsanların bu yoldan faydalandığını görmek çok güzel…

     Seydamla tanışmak hayatımda yeni bir güneşin doğmasına vesile olmuştu. O bana hayatımda önce ahret sonra da dünya işlerime gereğince zaman ayırmamı öğretti. O’nunla tanıştığımda 3 çocuk annesi idim. Çocuklarla ilgilenmek zordur, sorumluluk ister. Hem ev işi hem çocuklar hem de akrabalar insanın hayatını doldurduğundan insan başka şeylere zaman ayıramayacakmış gibi gelir.

    Seydamı tanıdıktan sonra insan kendini tanıyarak, bu dünyaya geliş sebebini daha iyi anlayarak, hayat rotasını dolayısı ile hedeflerini daha iyi belirleyerek yaşamını daha güzel ve verimli hale getiriyor. Ailen ve etrafındaki insanlar senin görüşünü benimsemese de sana saygı duyar hale geliyorlar.

  Seydayı tanıdıktan sonra insan kendinde ne kadar çok yanlış olduğunu farkına vararak, yanlışlarını düzeltme çabası içine giriyor. Seydayı tanıyarak namazlarımı daha düzgün bir şekilde kılmayı ve nafile ibadetlerime de gereken önemi vermeyi öğrendim. Kuran okumada, ahlaki davranışlarımda, insanlarla ilişkimde her daim seydanın önderliğini hissetim ve bunları uygulamada daha temkinli ve ihtiyatlı davranmayı öğrendim. Resulullah’ı ve sadatı tanımada ve sevmede ayrıca seydanın faydası çoktur. Bir de insan dünyalık ve ahretlik her işinde daha sabırlı ve gayretli oluyor. İnsanın gönlü genişledikçe adeta zaman da genişliyor. Tasavvufta olmayan genç yaşlı kime baksam insanlarda bir şeylere karşı sabırsızlık olduğunu fark ediyorum. Seyda bizleri biz fark etmeden hayata bakış açımızı değiştirerek bizlerin daha güzel ahlaklı birer insan olmamızı sağladı.

      İnsan bu yola girince bir takım vesveselerle karşılaşıyor.bunları insan kimi zaman yaşayarak ve bazı imtihanlardan geçerek Allah’ın izni ile atlatıyor. Ben bir gün gafletten kurtuluş diye bir kitapta her alim bir duvarın tuğlası gibidir; eğer alim ölürse o duvardan bir

tuğla eksilir diye bir yazı okumuştum. Çok geçmeden Seyda’nın büyüklüğünü anlatan bir rüya gördüm. Rüyamda her alim ölünce duvardan bir tuğla eksilir ancak Seyda ölünce Ankara Kalesi’nin duvarı yıkıldı deniliyordu.

Seydama yeni bağlandığımda herkesin seydamı çok sevdiğini görmüş ve kendime ama ben neden onlar gibi sevemiyorum diye sormuşumdur. Bu sorunun cevabını ilerleyen zamanlarda çok iyi anladım.

    Resulullah efendimizin buyurduğu gibi “kim kimi severse onunla beraberdir.” Yani düşüncenle duygunla hareketinle beraber olduğun insan sevdiğin insandır. Seydayı tanıdıkça ve bildikçe sevgim kat kat arttı.

 

 

 

Biri vardı; inatçı,çılgın,taşkın…

Biri vardı; geçimsiz, bildiğinden şaşmayan…

Biri vardı; kalbi ağır hastalıklarla dolan…

 

Biri var; onun için zor olmayan…

Biri var; onu bu günlere taşıyan…

Biri var; onu bir gün “adam” edecek olan…

 

Müteşekkirim Seydam

 

Sen olmasaydın; muhabbetin tadını tadamazdım,

Sen olmasaydın, karanlıktan aydınlığa çıkamazdım,

Sen olmasaydın, geleceğe ümitle bakamazdım,

İyi ki varsın Seydam! Sensiz yaşayamazdım…

 

 

© 2017 Nurşin.com"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları nurşin.com 'a aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "