Niyet, Tövbe

 

Buraya gelirken eğer niyetimiz Allah (c.c) rızası içinse   -ki inşallah öyledir-    mutlaka bunun mükâfatını kazanacaksınız. Eğer niyetiniz böyle olmaz da gezmek üzerine olursa bunda mükâfat yoktur. Neuzü-billâh bunda ceza, günah vardır.

Resulü Ekrem (sav) bir gün Hz. Ayşe’ye (ra) şöyle emretmiş: “Eğer insanoğlu günah işlemeseydi Allahu teala bir kavim yaratırdı, o kavim gelirdi, günah işlerdi sonra pişman olurdu ve tövbe ederdi.  Rabb-ül Âlemin (c.c) ona rahmet, mağfiret ederdi.”. Rabb-ül Âlemi’nin  (c.c) böyle bir şey istemesinin sebebi; Allahu Teâlâ’nın (c.c) sıfatlarından birisinin  “Rahman” ,birisinin  “Rahim”,birisinin  “Gafur” olmasıdır. Allahu Teâlâ’nın sıfatları çoktur (Bu sıfatlar aksi mahlûklar olsun, onlarda vesvese olur ve bu sıfatlar yerine gelir.).Eğer bütün mahlûkat melek-i kiram sıfatında yaratılmış olsaydı veya devamlı ehli ibadet olsaydı veyahut bütün insanlara hayvanlar gibi akıl verilmemiş olsaydı Rabb-ül Âlemin (c.c) bütün sıfatlarından? si hariç diğer tüm sıfatları boş kalırdı. Bu yüzden günah insanın cibillinde yaratılmış bir sıfattır. İnsanın cibillinden yaratılan Nefs, insanın devamlı günah işlemesini ister, şeytan vesvese verip insanı yolundan çıkarmak ister çünkü vaadi odur. Rabb-ül Âlemin (c.c) onu terk ettikten sonra müddet istedi ve vaat etti: “Eğer insanlar benim elime kadar gelirlerse ben onu günaha sevk ederim ki benimle beraber cehennemde yaşasın. Nasıl ki beni cennetten çıkaran Hz. Âdem (as) oldu ben de onun çocuklarını bu ızdıraba koyacağım.”.Fakat insana verilen cevherlerden biri akıldır. Akıl insanın günahtan uzaklaşmasını nasip eder. Bunun yardımcısı da peygamberlerdir. Nasıl ki nefsin yardımcısı şeytandır, aklın yardımcısı da Peygamberdir (sav),âlimlerdir. Âlimler Resulü Ekrem’in (sav)  varisleridir.

Bir insan bir günah işlese sonra da günahından pişman olsa Ayet-i Kerimede vardır. Resulüekrem’i  (sav) ziyaret etse, O’nun (sav) yanında tövbe etse, Resulü Ekrem de ona istiğfar etse Ayet-i Kerime’nin hükmüyle inşallah o insanın tövbesi kabul olacaktır. Ulema da Resulü Ekrem’in (sav) varisleridir. Bu yüzden insan Meşaih Kiramın yanına gitse yaptığı taksirâtını, pişman olduğunu hıfz etse, tövbe etse Meşaih Kiram da onun için istiğfar etse Rabb-ül Âlemin (c.c) inşallah o insanın tövbesini kabul edecektir. Resulü Ekrem (sav)  “Tövbe edenler sanki günah işlememiştir.” buyurmuştur. Ayet-i Kerime vardır: “Ey Resulüm, senin yanına hanımlar geldiği vakit söz verip biat ettiler ki günah işlemesinler, çocuklarını öldürmesinler, zina yapmasınlar, hırsızlık yapmasınlar, siz onlarla mübayat yapın.” emrini verdi.

O zaman Resulü Ekrem (sav) bütün insanlara; erkek, kadın, çocuk bütün Müslümanlara mübayat yaptı ki bu günahı tekrar yapmasınlar. Sadatı Kiramın tarikatı da buradan gelir. O zamanlar Sahabe-i Kiram (ra) çok olduğu için Resulü Ekrem (sav) Hz. Ömer (ra) ve Hz.Ebubekir’e (ra) vekâlet verdi ve onlar da Resulü Ekrem’in (sav) yerine mübayatlarını yaptılar. Hatta bir rivayet vardır  (Zayıf derecededir.):

Hz. Ömer (ra) kapının arkasında kalırdı   –nasıl ki şimdi biz ayrıyız-  ,sarığını çıkarıp hanımlar tarafına uzatırdı, hanımlar sarığı tutup mübayat yapmışlar. Bu zayıf bir rivayettir. Resulü Ekrem (sav) elini hanımlara vermemiştir. Kesin olarak Hz. Ömer (ra) de vermemiştir. Mübayat ettikten sonra  -Tefsir-i Kebir’de bahsediyor, Seydam  (Rahmetullahi aleyhi)  naklediyordu;  kimi Sahabe-i Kiram (ra)   1.gün gelip tarikatını tazeliyordu, kimi 2.gün, kimi 5.gün, en geç 40.günde bir gelip tarikatlarını tazeliyorlardı. Bu yüzden Tarikat-ı Nakşibendî’de tarikat tazelemek müstehaptır. Çünkü insan günah işlediği vakit tarikattan düşecektir. Her insan tarikata girdiği zaman üç şekilde tarikattan çıkar, bunlar:

- “Tarikattan çıktım.” demek,

- Büyük günah işlemek,

- Kadiri tarikatında olduğu gibi açık zikir yapmaktır.

 

Bir insan tarikata girdiği zaman ilk olarak yapması gereken şey, görevlerini yerine getirmektir. Hatta bu vaciptir. Hz.Diyauddin (ks) Rus savaşından döndükten sonra  “Bizim vazifemiz bundan sonra peygamberlerin vazifesi gibidir.” demiştir. Âlimler bunu duyunca çok şaşırmışlar, “Biz anlamadık.” demişler.

Hz.Diyauddin (ks)  “Bundan sonra cehalet çok olduğu için; ilim kalktığı için peygamberler insanlara nasıl ki helali, haramı gösterirlerdi; namazı, abdesti öğretirlerdi; bizim vazifemiz de bundan sonra böyledir.”  demiş. Tarikat helaller ve haramlardan sonra gelir.

İnsanın ilk vazifesi akaidini düzeltmesidir. “Allah (c.c) birdir, tektir, sıfatları nedir? Resulü Ekrem (sav) haktır, Kur’an Allah’ın (c.c) kitabıdır.”Kişinin bunları bilmesi gerekir. Yoksa sonra insan nasıl namaz kılar, nasıl ibadet eder, nasıl haramdan kendisini muhafaza eder? Neyin haram neyin helal olduğunu kişinin öğrenmesi gerekir. İslamın farzı beştir. Bu beş farzın muhakkak bilinmesi gerekir. Çünkü bunlar temeldir. Temel olmadığı zaman bir insanın malı olsa nasıl zekât vereceğini bilmez.

© 2017 Nurşin.com"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları nurşin.com 'a aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "