Soru Cevap

Soru: Hanımlar erkek çocuklarına daha çok ihtimam gösterip kız çocuklarına dini terbiye vermeseler, onların namazlarıyla ilgilenmeseler bu anneler üzerinde nasıl bir vebaldir?

Cevap: Erkek, kız fark etmez; çocuk çocuktur. Hadis vardır: “Hiçbir çocuk yoktur ki dünyaya geldiği vakit Müslüman olarak gelmesin. Onu kötü eden yani Yahudi ve Hıristiyan eden anne-babasıdır.”.Demek ki anne-baba dini eğitimi çocuğuna vermezse çocuk, -neuzü-billâh- başka bir yola gidecektir. Bu hadis-i şerifte çocuk diyor. Erkek ya da kız çocuğu demiyor. Hatta ve hatta kız çocuğunun eğitiminin sevabı belki daha fazladır. Çünkü erkek çocuk büyüdüğü zaman başka illere gidip, oralarda ders alıp bir şeyler öğrenebilir. Kız çocuğunun o kadar gücü yoktur.

 

Soru: Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Ahir zamanda insanlar Müslümanlığın onda dokuzunu yapmayıp birini yapsa dahi kurtuluşa erecektir.”.Bu hadis-i şerif neyi kastediyor?

Cevap: İnşallah imana işarettir. İnsan imanını kurtarırsa Rabb-ül Âlemi’nin  (c.c)  affı çoktur. İmanını kurtarmadığı zaman hiçbir şekilde affolunmaz.İnsan İslamın şartlarını yerine getirmezse küfre gider ama imanı gitmez.İmanı giderse affı yoktur.

 

“Seydam burada herkesin bir sıkıntısı var, dua edersiniz inşallah.

 

Rabb-ül Âlemin (c.c) hepinizin yardımcısı olsun,bütün insanları sıkıntıdan kurtarsın.Şeran sıkıntı günahtır.Rabb-ül Âlemin (c.c) hepimizin günahlarını affetsin.Hasta olanlara Rabb-ül Âlemin (c.c) şifa versin,sabır versin.Diğer sıkıntılar büyük nimettir kızım.Gavs-ı Hizan (ks) Veysel Karanı Hazretleri’nin türbesine gidip Allah’tan (c.c) onun rütbesini istemiş ve çok hasta olmuş.Bu hastalıkla da o büyük rütbeyi kazanmış.Demek ki dünya sıkıntıları;hastalık,açlık çok büyük nimetlerdir,mertebedir.Yine de Rabb-ül Âlemin (c.c) bizi onlardan kurtarsın,bela vermesin,musibet olsun.Beladan insan bu dünyada da sıkıntı görür,ahirette de faydalı olmaz.Musibette ise dünyada sıkıntı görür,ahirette o sıkıntıdan fayda görür,memnun olur, “Ben bu sıkıntıyı çektim ki bu dereceyi kazandım.” der. “Rabb-ül Âlemin (c.c),sıkıntılarımızı musibet etsin, bela etmesin.”,böyle dua etmek gerekir.

 

Soru: Bir arkadaş rüyasında ve normal hayatında da melekleri gördüğünü söylüyor ve melekler ona: “Senin derecen yüksek, senin mürşid-i kâmille ihtiyacın yok.” demişler.Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

Cevap: Mümkün olamaz. Ona meleke-i kiram değil şeytan diyebiliriz ki zaten meleklerin vazifesi bu değildir. İnsan gözünü kapatsa, Resulü Ekrem’i (sav) görse, Resulüekrem (sav) de ona bu sözleri söylese bu görülen şeyler şeraite aykırı olduğu için yanlış şeylerdir, gördüğü kişiler yanlış kişilerdir.

 

Bir gün Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri (ks) ,bir dağda ibadet etmiş. Sonra bir ses duymuş: “Ya Abdi! Haram ettiğim her şeyi sana helal ettim.”.O da düşünüyor, düşünüyor: “Hiç kimseye bunlar helal olmamış, Resulü Ekrem’e (sav) dahi helal kılınmamış. Bu nasıl olur? Ben Resulü Ekrem’den (sav) daha mı büyüğüm? Bu şeytandan gelmiştir.”.Bunun üzerine şeytan bir pislik gibi yukarıdan gelmiş ve: “Bundan sonra sana karışmam. Çoğu insanlar bu dereceye gelmişlerdir, ben çoğu insanı bu şekilde yoldan çıkarttım.” demiş.

 

Bütün sahabe-i kiram Resulü Ekrem’e (sav) muhtaçtı, hatta Resulü Ekrem (sav) de Cebrail’e (as) muhtaçtı. Hz. Cebrail O’nu  irşat ediyordu. İrşat yol göstermek demektir. Bir insan böyle söylüyorsa ya yanlış söylüyordur ya da yalan söylüyordur. Allahu teala (c.c) bizi Sadat-ı Kirama layık evlat etsin inşallah.

© 2017 Nurşin.com"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları nurşin.com 'a aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "