Resulü Ekrem'in Muhabbeti ve Hizmet

 

 

RESULÜ EKREM’İN MUHABBETİ VE HİZMET

 

Nefsi öldürmek hizmetle olur. Hz Ebubekir (RA)’ ın hayatına baktığımızda hiçbir zaman Rasulullah (SAS)’in hizmetini bırakmadığını görüyoruz. Bu hizmeti karşılığında bu makama ulaşmıştır. Hz Ebubekir (RA) Resullah (SAS)’e o kadar inanmıştı ki; Rasulullah miraca çıktığında sabah dönerken Kureyşlilerin yanına gidiyor ve miraca çıktığını anlattığında yalan söylüyorsun diyorlar. Sadece Hz. Ebubekir’e inandıkları için yanına gidiyorlar ‘Ya Sıddık, senin arkadaşın neler söylüyor, böyle şey olur mu?’ diyorlar. Hz Ebubekir de ‘ O söylediyse doğrudur ’diyor.

İnsan tarikata girdiği zaman da şeyhine olan inancı böyle olmalıdır. Şeyhi ne söylese inanmalı, güvenmelidir çünkü bu tarikat muhabbet tarikatidir. Teslimiyet gerekir. Şah-ı Nakşibendî Hz bir gün talebesiyle sohbet ederken talebesi O’na ‘bir müridin mürşidine olan muhabbeti nasıl olmalıdır? Diye soruyor. Şah-ı Nakşibendî Hz ‘ ben sana öl desem öleceksin’ diyor. Talebesini bir anda rengi sararıyor, gölgeye çekiyorlar fakat kendine gelmediğini gördüklerine öldüğünü anlıyorlar. Şah-ı Nakşibendî kendi hocasına gidip durumu anlatıyor. Hocası da ‘ Ona diril deseydin dirilirdi’ diyor. Demek ki insanın muhabbeti olursa ilerleyebilir.

Allah-u Teâlâ ‘ Kulum nafile ibadetlerle bana öyle yaklaşır öyle yaklaşır ki ben onun gören gözü, işiten kulağı olurum’ buyuruyor. Allah-u Teâlâ’nın Salih kulları vardır. Onlar Allah-u Teâlâ’yı çok severler eğer biz de onları seversek haşrımız onlarla birlikte olacaktır. Çünkü hadis-i şerif vardır: Kim kimi severse onunla haşrolacaktır. Ashabı Keyf Allah-u Teâlâ’nın evliyalarıydı. Onların bir köpekleri vardı, bu köpek onları çok severdi. Allah-u Teâlâ da evliyalarını sevdiği için bu köpeği cennetine alacaktır. Bakın bir köpek bile Allah dostlarını sevmekten fayda görecek.

Şah-ı Hazne (RA) Hazret’in talebesiydi. Hazret Ruslarla girdiği savaşta sağ kolunu kaybetti. Abasını giydiği zaman sağ kolu boş kalırdı. Şah-ı hazne de abasını giydiği zaman sanki bir kolu yokmuş gibi sağ kolunu boş bırakırdı.

Allah-u Teâlâ ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:"De ki: Eğer Allah´ı seviyorsanız, bana tabi olunuz ki Allah da sizi sevsin." (Al-i İmran; 31) Allah-u Teâlâ, Habib' ine böyle demesini emir buyurmaktadır. Hz Peygamber (SAS)´i sevmek, herkese farzdır. Zaten, Allah-u Teâlâ’yı sevmek de buna bağlıdır. Allah-u Teâlâ' nın sevgili Peygamberini sevmedikçe, ona uymadıkça, Allah-u Teâlâ' yı sevmek saadeti ele geçmez. Saadete kavuşmak isteyen kimse, bütün adetlerini, ibadetlerini ve alışverişlerini, kısaca tüm yaşamını O' na benzetmeye çalışmalıdır. Resulü Ekrem’i tanımadan sevemeyiz O’nu tanımak için de hilye-i şerifini, siyerini sık sık okumalıyız.   

İnsan ne kadar Resul-u Ekrem’e yakın olursa o kadar Kuran-ı Kerim’e yakın olur ve kendini haramlardan daha fazla muhafaza eder.

Hz. Ayşe (RA) validemiz şöyle anlatmıştır: “Rasulullah (SAS) geceleri ayakları yarılıncaya kadar ayakta durur, ibadet ederdi. Ona: “Senin geçmiş ve gelecek günahların bağışlandığı halde bunu niçin yapıyorsun?” Dedim.” Bana:
“Ben de şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu. (Buharı, Müslim)  Hz Ayşe (RA) ‘ Resulü Ekrem bazen geceleri öyle aç kalırdık ki karnına sancı girerdi, geçmesi için karnını ovardı’ buyuruyor. Acaba bizler böyle ibadet edebilir miyiz? Resulü Ekrem dünyayı hiç sevmezdi. Kendisine gelen hediyeleri derhal başkasına sadaka olarak verirdi.

Onlar hiç tok olmadılar, tokluk Resul-u Ekrem zamanından sonra çıktı. Allah-u Teâlâ bizden verdiği nimetlerin hakkını muhakkak soracak. ‘Siz açtınız ben sizi doyurdum, size sağlam beden verdim, nimetler verdim. Verdiğim nimetleri nasıl kullandınız’ diyecektir.

Bir gün Bitlis’ten bir tüccar iş için İstanbul’a gidiyor. Orada zengin bir Yahudi’ye misafir oluyor. Yahudi ona fabrikasını gezdiriyor. Adam Yahudi’nin zenginliği karşısında çok şaşırıyor Allah-u Teâlâ ona ne çok nimet vermiş diyor. İstanbul’dan dönüşte Diyarbakır’a Seyda’nın babasın yanına uğruyor. O’na gördüklerini anlattığında Seyda’nın babası ‘ Sen ondan daha zenginsin. Sana o fabrikayı verseler imanını onunla değiştirir misin?’diyor. Adam da asla değişmem diyor. Müslümanlar için asıl hayat öldükten sonra başlar. Allah hiçbirimizi hak yolundan ayırmasın.

© 2017 Nurşin.com"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları nurşin.com 'a aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "