Rabıta Nedir?

Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4

RABITA

 

RABITA NEDİR?

 

Rabıta kelime manası; İki şeyi birbirine bağlayan bağ, ilgi,sevgi ve münasebet manalarına gelir.Kur’an-ı Kerim’de “râbitu” şeklinde geçen ve emir ifade eden “ribat” ve “murataba”, yalnızca maddi ve dış düşmana karşı değil, bizi içten vuran ve “kötülüğü emredici” karakteri ile tanımlanan nefs ve şeytan düşmanına karşı vazife almayı, bunların aldatıcı hilelerine karşı kalbi gözetlemeyi amir bulunduğu, başından beri bu ayetlerin iki manayı da aynı anda hedef aldıklarını hemen çoğu müfessirlerce söz konusu edilmiştir.

Rabıtanın Istılahi manası; Müridin ruhaniyetinden feyiz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini zihninde tasavvur etmesidir. Müridin şeyhini severek yâd etmesi ve suretini zihninde canlandırmasıdır. Kulun kendi sıfat ve vasıflarından sıyrılıp çıkması “fena”, Allah’ın (c.c) sıfat ve vasıflarıyla süslenmesi, insanın kendisini etrafındaki halkı eşyayı görememesi “beka”dır.

Fena; kalıcı ve geçici olma, tasavvufta ise, kötü huyların davranışların yok olması “fena”, yerlerini güzel huyların ve davranışların alması “beka”dır.

“Ey iman edenler! Allahtan çekinin, özü sözü doğru kimselerle olun.”  Özü sözü doğru olmak işi, hem surette, hem de manada onlarla olmaktır. Daha sonra Olun! Emrindeki oluşu, Hace Ubeydullah Ahrar;  “Bu rabıtadır.” şeklinde tefsir etti.

Rasulullah (s.a.v) bu hususta şöyle buyurmuştur:

“Allah Teâla’nın zatını tefekkür etmeyiniz! O’nun nimet ve yarattıklarını düşününüz. Çünki siz Allah’ın zatını düşünmeye güç yetiremezsiniz.”1

Al-i İmran suresi’ndeki, “Bu gerçek akıl sahibi kullar, ayakta, otururken, yanları üzeri yatarken (her halde) Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler.”2

Rasulullah (s.a.v) Efendimiz’in : “Mahlûkatı tefekkür ediniz, Halıkı (yaratıcıyı) tefekkür etmeyiniz”

“Allah Teâla kendini zikretmeye teşvik etti. Fakat iş tefekküre gelince,  zatı hakkında düşünmeye teşvik ve davet etmedi.

Hüccet-ül İslam İmam-ı Gazzali, namazın her bir rekaatındaki hikmet ve sırları anlatırken namaz kılanın, teşehhüt esnasında (es-Selamu ‘aleyke eyyühe’n-Nebiyyu ve rahmetullahi ve berekatuhu) derken, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’ın mübarek şahsını kalbinde ve hayalinde haızr bulundurması gerektiğini, aynı anda bu selamın Efendimi (s.a.v)’e ulaşıp O’nun da daha güzeliyle selam verene karşılık verdiğini beyan etmiştir.”3

Şafii imamlarından İmam-ı Gazali şöyle der: “Kalbinde Resulullah’ın güzel şahsını hazır et. Allah ona salât ve selam eylesin. Ona şöyle selam ver: Ey peygamber sana salât ve selam olsun. Şunu da doğru ümit et. Senden ona selam ulaşacaktır. Senin selamından daha yeterli bir selam sana gelecektir.”

“Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enna muhammeden abduhu ve resuluhu.” Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed onun kulu ve resulüdür. Burada peygambere seslenirken öyle bir işaret vardır ki, Resulullah’ın ümmetinden herkes yüce hakkı açıkça görebilir. Peygamber Efendimiz onlarla hazır olur, en güzel amelinde onların şahidi olur. Onun bu şekilde hazır olduğunu anlamak namaz kılanların huşu ve hayâsının artmasına sebep olur.

İbni Abbas rüyasında, Peygamber Efendimizi gördü. Hz. Ayşe onu evine davet etti. Peygamberimizin aynasını çıkardılar ve İbni Abbas  aynada Peygamber Efendimizi gördü, kendisini göremedi. Anlatılan bu hadise, rabıta işinde tam bir yok olma hadisesidir. Bu sözden sonra hiç kimse çıkıp ta Resulullah sureti için söz yok, Allah ona salât ve selam eyle diyemez. Ve bu şekilde görülmek sadece peygamberlerin işi değildir. Peygamberlerle evliya arasında ortak yanlar vardır. Evet, kim namazda Peygamber Efendimiz dışında başkasına hitap ederse namazı boş olur.

Bir hadisi şerifte ”Onlar görüldükleri zaman yüce Allah’ı andırırlar. Onlar yüce Allah'ın huzurunda olan kimselerdir.” Sana düşen odur ki şeyhin suretini hayalinde tutasın. Kalbini ona çeviresin. Böyle yapmalı ki insan kendinden geçme haline yok olma haline ulaşsın.”

Abdulkadir Geylani buyurmuştur ki “Hak yoluna salik, tasavvuf yoluna girince, ona düşen kalben evliyaya rabıta ede. Bu rabıta sebebi ile içten onlardan faydalanmaya baka. Rabıta eden kişinin dışta pek keremli kimse olup olmamasının pek ehemmiyeti yoktur.”

Peygamber Efendimiz cennetin bütün kapılarından o kapılara ait amelleri işlemiş kimselerin ayrı ayrı çağrılacağını beyan ettiği esnada, Hz Ebu Bekir sordu Ya Resulullah, her kapıya ait amellere sahip olan bir kişi hepsinden içeri girebilecek midir? Resulullah buyurdu: Evet onlardan biride sen olacaksın. Bütün olarak ruh dünya evinde değişik suretle görülebilir. Berzah âleminde değişik suretlerde görülmesi daha uygun daha güçlüdür.

Efendimiz buyurmuştur ki;

 “Benim ümmetimin âlimleri, İsrail oğullarının nebileri gibidir.”

 “Âlimler peygamberlerin varisleridir. Nefsimi yed-i kudret elinde tutan Allah yemin ederim ki, Allahın kullarından ona sevimli olan o kimselerdir ki, Allah ı kullara sevdirip, kulları da Allaha sevdirirler.”

Sahabenin izlediği yol peygamberimizi taklitti. Peygamberimiz oturduğu zaman otururlar, ayakkabısını ve yüzüğünü çıkardığı zaman onlarda çıkarırlardı. Hadis kitaplarında rivayet edildiği gibi Peygamberimiz bir kuyu üzerinde diz üstü oturduğu için, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer aynı şekilde oturdu. Hudeybiye anlaşmasında Peygamberimiz saçını tıraş ettiği zaman, mübarek saçından bir kıl almak için o kadar izdiham oldu ki hiçbir kıl yere düşmedi.

İbni Ömer bir yere geldiği zaman devesini olduğu yerde çevirdi. Neden böyle yaptığı sorulunca Peygamberimiz böyle yapmıştı, dedi.

İstimdadı inkâr 2 çeşittir:

1.Ruhlar için yardım ve tasarruf kudretini inkâr etmek

2.Dirilerin seslerini ölülerin işitmesini inkâr etmek

 

Ruhlar için tasarruf sahih hadislerle sabittir.İsra ve miraç hadisesidir. Zira bu hadisede Hz. Musa (a.s) kabrinde namaz kılarken gördüğünden, bütün peygamberler Mescidi-i Aksa’da toplanıp Resulullah’ın arkasında namaz kıldıklarından, bazılarının Peygamberimizden önce göklere çıkmış olduklarından ve Hz. Musa’nın Peygamberimize namaz hakkında kısaltma için Rabbine münacat etmesinden bahsetmektedir. Dolayısıyla Peygamber ruhlarının serbest olduğuna diri iken verilmeyen tasarrufların vefatlarından sonra verildiğine apaçık delalet ettiği görülür. Şayet Hz. Musa’nın imdadı ve yardımı olmasaydı günde 50 vakit namaz kılacaktık. Peygamberlerde mucize olan şeylerin velilere keramet olması caizdir.

Ruhlar sesi işitebilir.Bedir savaşında peygamberimiz (s.a.v)müşriklerin ölülerinin bir kuyuya atılmasını emr etti ve kuyuya atılan müşriklerin başında “Siz onlardan daha fazla işitici değilsiniz.” buyurdu.

Yine Peygamberimiz (s.a.v) “Ölü kabre konunca soru sormak için 2 melek gelmeden, arkadaşları oradan ayrılırken onların ayak seslerini işitir” diye buyurmuştur.

Peygamberimiz (s.a.v) “Yine kabirlere girildiği zaman selam verilmesi, kabirdekilerle konuşulması ruhların sesleri işittiğine, delildir.

Rabıta peygamberimizin devamlı müşahede edilmesine götüren bir vesiledir. Rabıta ile şeyhte fani olmak, efendimizde fani olmaya ve netice itibarıyla fenafillâha götürür.

Rabıta kim olduğun değil kiminle olduğundur. Gözlerini kapa kendine bir bak ne görüyorsun. KARANLIKLAR İÇİNDEYSEN SENİ AYDINLIĞA ULAŞTIRICAK BİR DOSTA BİR IŞIGA İHTİYACIN VAR DEMEKTİR.

Eğer uğraşırsan çabalarsan bir tecelli yakalayıp ne demek istendiğini hal olarak yaşayabilirsin. Rabıtanın gerçeğini hepimizin görebilmesi duası ile Allaha emanet olun.

 

1.Acluni, Keşfu’l –Hafa I/371; (EbuNuaym, Hilye’de; Tabarani, el-Esvat’da; Beyhaki, Şuabu’l- İman’da; İmamAhmed, Müsned’de rivayet Etmişlerdir)

2. Al-i İmran, 3/91

3. Gazzali, İhya I/255

 

© 2017 Nurşin.com"Site içerisindeki Tüm Yazı Resim ve Medyaların Telif Hakları nurşin.com 'a aittir , izinsiz kopyalanamaz , çoğaltılamaz. "