Ramazan ve Oruç

Allah’ın buyrukları ve yasakları elbette ki kulların iyiliği içindir. Allah’ın yapılmasını istediği şeylerde kullar için büyük faydalar, yasakladığı şeylerde ise büyük zararlar bulunduğunu kesindir. Kuran-ı Kerim’de akla aykırı hiçbir emir ve yasak bulunmamakla birlikte, bütün emir ve yasakların emir ve hikmetlerini bilmek de mümkün değildir.

İbadetler dinin bir yönüyle akıl üstü ve bir yönüyle sembolik törenleri kapsamında değerlendirildiği vakit, o dinin mensupları, benimsemiş oldukları dinin bu gereklerini bir hikmet, bir yarar arama telaşına düşmeden yerine getirmek durumundadırlar. Bununla birlikte öteden beri İslam bilginleri çeşitli ibadetlerin yarar ve hikmetleri konusunda kafa yormuş, bunların kişisel pratik yararlarından çok, insan nefsinin arındırılması ve yükseltilmesi yolunda fonksiyonel hale getirmeye çalışmışlardır.1

Yüce Dinimiz İslam, insana özel bir değer vererek onun şerefli ve üstün bir varlık olduğunu bildirmiş,(İsra 17/70) ona yaşam, bir dini benimseme ve gereklerine göre hareket etme, mülk edinme, seyahat etme, beden ve ruh sağlığını koruma gibi haklar bahşetmiş ve bu hakları dokunulmaz kabul etmiştir. İnsan olmayı bu haklara sahip olmak için yeterli görmüş; bu hususta kişini dinine, diline, ırkına, cinsiyetine, milliyetine, malına ve makamına bakarak bir ayrım da gözetmemiştir.2

İslam dini ferdin toplum içinde uyumlu, güvenilir ve hoş görülü olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler getirdiği gibi onun yaratıcı ile olan bağlantısını daha derinden hissetmesine, devam ettirmesin eve geliştirmesine hizmet edecek düzenlemeler de getirmiştir.Bunlardan bazıları da ramazan ayında yapılması gerekenlerdir.

Ramazan Hicri Takvim’in dokuzuncu ayıdır. Ramazan ayı Müslümanlar açısından çok önemlidir. Çünkü Kuran-ı Kerim bu ayda nazil olmuş, şartlarını taşıyanların bu ay süresince oruç tutmaları farz kılınmıştır. Nihayet sünnet-i müekkede olan teravih namazı bu ayda kılınmış, fıtır sadakası bu ayda verilmiştir. İçersinde Kadir Gecesi bulunana Ramazan ayı, aynı zamanda da ismi Kuran-ı Kerim’de geçen tek aydır. Bütün bunlar ve diğer nedenlerle de, tarihlerinin her devresinde, dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslüman toplumların tamamında Ramazan ayı, senenin diğer aylarından çok farklı değerlendirilmiş ve hala da değerlendirilmektedir.4

Müslümanlar Ramazan’ı, hem İslami kültürlerinin membalarından aldıkları prensipler uygun olarak bir ibadet ayı ve hem de kendi geçmişlerinde sahip oldukları değerlerin, zaman içersinde kazandırdığı bir kısım adet ve geleneklere paralel biçimde zengin folklor unsurlarıyla birlikte yaşamış ve hala da yaşatmaktadır. Bu ayın önemi, Kuran-ı Kerim’in nüzulünün başlangıcı oluşu ve oruç tutmaktır. Ramazan ayı bütün Müslümanlar için, Allah’a karşı görevlerini ne oranda yapabildiklerinin muhasebesinin görüldüğü çok mübarek bir aydır.

Peygamberimiz (s.a.v) :

“Eğer ümmetim Ramazan’da olan fazileti, sevabı bilmiş olsalardı senenin hepsinin Ramazan olmasını temenni erlerdi. Zira Ramazan’da bütün güzellikler toplanır, ibadetler makbul, dualar müstecab olur, günahlar affedilir. Oruç tutanları cennet de özlemle bekler.” buyurmuştur. Peygamberimiz (s.a.v) bir diğer hadis-i şeriflerinde de cennetin özlemle beklediği kişilerin dört özelliği olduğunu ifade etmiştir. Bunlar : “Kuran-ı Kerim’i okuyanlar, dilini gereksiz şeylerden koruyan (malayani ile meşgul olmayan), açları doyuran, Ramazan orucunu tutanlardır.” Buradan hareketle Müslümanların bu özelliklere sahip olması için çalışması gereklidir. Yani bu ayda muhtaçları memnun etmeye çalışmamız, helalinden kazanmaya gayret göstermemiz, zamanımızı dine ve dünyaya faydalı olmayan şeylerle değil, bilakis İslam’ın çizdiği sınırlar içerisinde değerlendirmemiz lüzumludur. Bu ayda bilhassa Kur’an okumaya, mukabele takip etmeye ve dini konulardaki eksiklerimizi gidermek için vaazlar dinlemeye özen göstermeliyiz. Ramazan ayında din bilginlerinin vaaz ve nasihat hizmetlerine daha fazla ihtimam göstermeleri ile de bireysel ve sosyal ahlakın güzelleşmesi mümkün olabilmekte, Allah’ın ve Resulü’nün (s.a.v) rızasına uygun davranışların arttığı da görülmektedir.5

 


  1. İlmihal, İSAM, TDV Yayınları, c.I,s.379
  2. Burhan Erkuş, İnsan Hakları, DİB Yayınları, Ankara,2008, s.11
  3. İlmihal, s.380
  4. Prof. Dr. Nesimi Yazıcı, Maarif Dergisi Penceresinden Osmanlı Başkentinde 1892 Ramazanı’na Bir Bakış, İstem, Yıl: 1, Sayı: 1,2003, s.51
  5. Prof.Dr. Nesimi Yazıcı, Maarif Dergisi Penceresinden Osmanlı Başkentinde 1892 Ramazanı’na Bir Bakış, İstem, Yıl: 1, Sayı: 1,2003, s.53