İslamiyette Kadın ve Süslenme

        “Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep   yerlerini açmaktan ve günahtan korumalarını söyle, Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler. Zinet takılan yerlerini kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, üvey oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin kadınlar, ellerinin altında bulunanlar (köleler), erkeklikten kesilip kadınlara ihtiyaç duymayan hizmetçileri veya henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklar dışında kimseye göstermesinler. Saklı zinetlerine dikkat çekmek için, ayaklarını da vurmasınlar! Ey müminler! Hepiniz toptan Allah'a tövbe ediniz ki felaha eresiniz! " (Nur Suresi, 24/31)

 

 

İSLAMİYETTE KADIN VE SÜSLENME

Her iki denizden de inci ve mercan çıkar O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (Rahman 22/23)

"Ahirette müslümanlara vaat edilen Cennet ise göz kamaştırıcı güzelliktedir; gözlerinin hoşlanacağı ne varsa oradadır "(ez-Zuhruf, 43/71); "Orada yaslanılacak koltuklar, ipekli elbiseler, gümüş kaplar billur kâseler, zencefil karışımı kâseler, atlastan elbiseler, bilezikler vardır, ne yana bakarsan bak ulu bir saltanat" (el-İnsan, 76/11-22)

Allah-u Teâlâ bu ayetlerinde kullarına verdiği nimetlerinden bahsetmek suretiyle bütün bu güzelliklerin insanlar için yaratıldığını ve insanın görkem ve süse olan meyline işaret eder.

Ancak Kur'an, bütün bu nimet ve güzelliklerin geçici olup, Allah'ı tanımaya O'na şükredip kulluk etmeye vesile olduğu takdirde bir anlam kazanacağını, insanın dünya hayatının güzellik ve nimetlerine dalıp Allah’ı unutmasın, O’na nankörlük etmesinin de affedilmez bir yanlışlık olduğu önemle vurgulanır

“Yeryüzünde kabara kabara yürüme. Çünkü sen yeri yırtamazsın; boyca da dağlara erişemezsin” (el-Isra, 17/37) buyuran Allah, müslümanlardan alçak gönüllü olmalarını istemekte; gurur ve kibrin şeytanın bir özelliği olduğunu hatırlatmaktadır.

“ De ki; Allah`ın kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim haram etti? De ki; O, dünya hayatında inananlarındır; kıyamet günü de yalnız onlarındır” Işte biz, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz” (el-A`raf; 7/32) ayeti müslümanların süslenmesini helal kılmakta; bunu yapmanın karşısında olanları ise helali haram yapmaya teşebbüs ederek haddi aşmakla suçlamaktadır.
İslam bu çerçevede güzelliği, estetik değerleri, süsü ve süslenmeyi fert ve toplum açısından bazı kayıtlar ve şartlar getirmiştir

Resulü Ekrem (sas) güzel giyinme hususunda şöyle buyurmuştur:“Allah güzeldir güzeli sever”

Resulü Ekrem (sas) şahsi hayatında daima temiz ve düzenli olmuş, sade ve güzel giyinmeyi, güzel koku sürünmeyi ümmetine tavsiye etmiştir. O halde; süslenme ve güzel görünmede bizler için örnek Rasulullah’dır (sas)

SÜS VE KADIN

“Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve günahtan korumalarını söyle Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler Zinet takılan yerlerini kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, üvey oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin kadınlar, ellerinin altında bulunanlar (köleler), erkeklikten kesilip kadınlara ihtiyaç duymayan hizmetçileri veya henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklar dışında kimseye göstermesinler Saklı zinetlerine dikkat çekmek için, ayaklarını da vurmasınlar! Ey müminler! Hepiniz toptan Allah'a tövbe ediniz ki felaha eresiniz! " (Nur Suresi, 24/31)

Allah-u Teâlâ bu ayeti kerimesiyle süslenmenin kadınların fıtratında bulunduğunu belirtmiş ve bu hususta kadınlara; kendilerini ve başkalarını haramdan korumak için bazı sınırlar çizmiştir.
Kadının tabiî güzelliklerini koruması, pasaklı olmaması süslenmede ilk ve tabiî olan görevidir. Çünkü kadının süslenmemesine ihtiyaç olmayabilir ama pasaklı olmaması sürekli bir ihtiyaçtır.
Kadını süslenmeye iten iki ana sebep vardır:

1. Kadının yaratılışında olan süslenme tutkusu,

2. Kendisi dışında onu süslenmeye zorlayan güçler.

SÜSLENMENIN ŞARTLARI

İslam'da "Gaye, vasıtayı meşru kılmaz." şeklinde bir kural vardır. Yani varmak istediğimiz meşru bir hedefe, hangi yolla olursa olsun değil, yine meşru bir yolla gitmek zorundayız. Kadın için süslenme eğer meşru ise, bunu hem meşru araçlarla, hem meşru biçimde yapacak, hem de meşru biçimde kullanacaktır.

Süslenmenin beş şartı vardır:
1- Süslenmek isteyen; güzelleşmekte haram madde içeren kozmetikler kullanmayacaktır.
2- Sağlığa zararlı güzellik maddeleri kullanmayacaktır.
3- Allah’ın yarattığı şekli, yani fıtratı bozucu bir süslenme yolu uygulanmayacaktır. Çünkü bu aslında süslenme değil, Allah'ın beğendiği şekli bozma ve çirkinleştirme demektir.
Vücuda uygulandığında fıtratı değiştirme sayılan ve yasaklanan ilkel süslenme biçimlerinden bazıları şunlardır:
- Dövme yaptırma ve dişleri seyreltme
- Kaşları alma
- Estetik ameliyat
- Peruk kullanma
- Tırnak uzatma
4- Dini görev ve ibadetlere engel olacak tarzda süslenmeyecektir.
5- Kadının süslenmesi cinselliğini artıracağı, cinselliğinden de sadece kocası faydalanacağından, süslerini mahrem olmayanlara göstermeyecektir. (Faruk Beşer,Hanımlara Özel İlmihal, sh.311-316)

1. Süslenmek isteyen; güzelleşmekte haram madde içeren kozmetikler kullanmayacaktır. Bazı kremler yumuşatıcı olarak domuz yağı; bazı parfüm, deodorant ve spreyler ise sarhoş edici alkol yani “hamr” ihtiva etmektedir. Bu maddeler ise namaza manidir.

2. Sağlığa zararlı güzellik maddeleri kullanmayacaktır.
Islâm, tıbba, hüküm koymada itibar eder ve adil bir doktorun ‘zararlıdır’; damgasını vurduğu bir besin, ya da maddenin haram olacağını bildirir.

3. Allah`ın yarattığı şekli, yani fıtratı bozucu bir süslenme yolu uygulamayacaktır. Çünkü bu aslında süslenme değil, Allah`ın beğendiği şekli bozma ve çirkinleştirme demektir. Böyle yapanların İslâm, Şeytanın maskarası ve oyuncağı olduklarını bildirir. Kur`ân-ı Kerîm`de, Şeytanın : “Kuşkunuz olmasın ki, ben onlara emredeceğim, onlar da Allah`ın yaratışını değiştirecekler” dediği anlatılır. (Nisâ (4) 119.)

Kaynak: Asım Uysal